Bu Blogda Ara

5 Eylül 2010 Pazar

İstanbul Ağlıyordu


Bu sabah İstanbul ağlıyordu, kimseler uyanmadan

Küçük bir çocuk gibi...hem de hiç utanmadan.

Masmavi gözleri hüzünlenmiş, bulutlanmış,

Döktüğü yaşlar ile etekleri ıslanmış...

Çocukluğu geldi aklına, dünleri hatırladı,

O yemyeşil maziyi kaybetmişti,anladı...

Nasıl mutluydu, nasıl dertsizdi bir zamanlar

Şen gülüşleriyle aydınlanırdı akşamlar...

Masmavi gözleri sevinçle ışıl ışıl parlardı,

Onu bir kez göreni sevdalara salardı.

Her gören hayran olurdu o güzel yüzüne,

Aşıkları bir ömür bakmak isterdi gözüne...

Koşardı lale bahçelerinde, çılgın gibi...pür neşe!

Bir türlü yorulmazdı, aldırmazdı batan güneşe.

Bırakırdı ipek saçlarını, yedi tepeden rüzgarla...

Kışları içine kapanırdı, dirilirdi tekrar baharla.

Giyerdi yeşil elbisesini, savururdu eteklerini,

Binbir şarkıyla toplardı kır çiçeklerini.

Ne çok aşığı vardı ne çok...bilseniz bir zamanlar.

Onun bir tek bakışıyla ateşlerde yananlar...

Oysa şimdi yalnız...Oysa şimdi mahzun...

Seslense sesini duyan yok, bu yüzden suskun.

Kabarır kimi zaman bu derin duygular,

Uyanır İstanbul, haramdır ona uykular...

Dolar masmavi gözleri, siyaha çalar birden,

Hüzün rengi yaşlar süzülür, o bir çift gözden.

Ağlar İstanbul, kaybettiği gençliğine ağlar...

Onu bir tek onun gibi sevilen anlar...



Zeynep Taşçı
22/09/2005 tarihinde yazdığım bir şiirdir.
Not : Şiir dedim, çünkü şiire benziyor çok-az...
şairlik gibi iddiam olamaz, haddimi bilirim biraz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder